|
GÖLE
Göle ilçesi
Yiğitkonağı (Türkeşen) boğazından geçmeden birleşen Kür ırmağının beş kolundan
dört kolunun yayıldığı geniş bir düzlükte yer alır. Bugünkü ilçenin kuzey
tarafında bulunan düzlük alanlar göl halinde idi. Suların çekilmesiyle yerini
düzlük ve çayırlıklar almıştır. Bundan dolayı adına GÖLE denmiştir, (isim
konusunda bir başka kaynak da şöyle der: Oğuzca da birikme anlamına gelen
"KOL-KOLA KÖLE" adını vermişlerdir. 16. yüzyılda Osmanlılar bu ismi. GÖLE olarak
değiştirmişlerdir. Göle, Ardahan
sancağının güney tarafında bulunup adına bir zamanlar küçük Ardahan da
denilmiştir. 646. fethinde Cizye'ye bağlanmıştır. 1939 yılında Cengizlilere
geçmiş daha sonraları 1414 yıllarında Kars Akkoyunluların işgalinde kalmış 1414
yıllarında Akkoyunlular Göle'yi de işgal edip Atabekleri kendilerine tabi
kılmışlardır. 1457'de Uzun Hasan Oltu, Göle, Ardahan üzerinden Tiflis'e akın
ederken tabi kıldığı Atabekleri Gürcistan kralına karşı koruyup Gürcistan'a
bağlanmaktan kurtarmıştır. Atabek Mirza Çabuk 1514'de Tebriz'den Osmanlı
ordusuna azık vererek Kars'tan Göle'ye yönelmiş olan Yavuz'un baskısından
korumuştur. Çabuk'un halefleri Safavilere tabi olduğundan Osmanlılar
Ardanuç ile birlikte
Göle ve Ardahan bölgesini alarak küçük Ardahan Sancağı adı ile Göleyi Erzurum'a
bağlamışlardır. Bu sırada Küçük Ardahan güney kuzey Hoçuvan Germücük adlı dört
nahiyeye ayrılıyordu. Bu yüzden bugün bile Hoçuvan Bucağına Küçük Göle
denilmektedir. 1579'da yeniden Kars eyaletine bağlanan burada Han, Hamam, Cami
varken çarşısı bulunmadığını yazar. 1828 tarihinden sonra Rus işgaline uğramış
bu işgalden mal-can bulunmadığını yazar. 1828 tarihinden sonra Rus işgaline
uğramış bu işgalden mal-can bakımından ağır kayıplar vermiştir. Ardahan, Çıldır
Sancakları ile irtibatı kesilmiş bu kezde Oltu eyaletine bağlanmıştır, bu sırada
Gümüşparmak 5 Dedeşen87 köyü merkez olarak seçilmiş idari işler buradan
yürütülmüştür, adı geçen bu köyümüzde devre ait tarihi kümbet ve külliyat
harabeleri mevcuttur. Bu tarihi bina halen cami olarak kullanılmaktadır. Daha
sonra Otlu eyaletinden alınıp Ardahan'a nahiye olarak devredilmiştir, merdinik
köyü ve nahiyesi adıyla bilinen Göle onuncu ordu gelinceye kadar Rus işgalinde
kalmıştır.
Onuncu ordu kısa bir
zaman süre birliklerini geri çekince bu boşluktan yararlanan Rus birlikleri
özellikle Ermeniler 1915 yılının Ocak ayında Göle'yi köyleriyle birlikte işgal
etmişler. Ermeniler bugünkü adı Sürügüden (Hive) köyünü kılıçtan geçirmişler.
Esengoğaz (kelpikör
Köyünün tüm halkını samanlığa doldurarak yakmışlardır. Abdullah bey
komutasındaki bir grup askerle Ermenilerin Göle'ye gelinceye kadar Dölekçayırlı
Bedirhan bey, Arpaşenli Dursunoğlu, Şükrü bey, Gülizaroğlu Abdurrahman bey ve
diğerleri ile birlikte Göle'yi savunmuştur. Ordumuza teslim edilmiştir. 1918
yılında kısa bir süre için ilçe elimize geçtiysede 30 ekim 1918 tarihinde
imzalanan Mondoros antlaşmasıyla kendi kaderine terkedildi. Bu tarihten
kurtuluşa kadar sürekli Gürellerin saldırılarına uğrayan ilçe 30 Eylül 1920'de
Oltu üzerinden gelen ordularımızın tarafından mahalli kuvvetlerinde desteği ile
kesin olarak kurtarıldı.
30 Eylül tarihi her yıl Göle'de kurtuluş bayramı olarak çeşitli etkinliklerle
kutlanır.
Göle'nin kurtuluşunda emeği geçen büyük simalardan 8. alayın komutanı Servet
bey, Haşimoğlu Aslan Bey, Haşimoğullarından Celal bey, Hoçuvan'ın Tikoş köyünden
Gülizaroğlu Abdullah Bey, Dölekçayır köyünden ilçemizini tarihi şahsiyetleri
Arif bey Bedirhanbey, Ağılyalo köyünden Dursun oğlu Şükrü bey yanatlı köyünden
Şakirağa, da isimlerini sayamadığımız bir çok kahramana şükranlar.
Göle'de Doğal Durum:
Göle Kars'ın 72 km kuzey kesiminde 245.000 m'lik bir alana kapsamıştır.
Güneyinde Kars veSarıkamış batısında Svsat ve Ardunuç ilçeleri kuzeyinde yeni
ilimiz Ardahan doğusunda Susuz ilçesi bulunmaktadır.
İlçe Merdinik tepesi adıyla anılan küçük bir tepenin eteğinde kurulmuştur.
Buradan kuzeye doğru uzanan düzlüğe de Göle ovası denmektedir.
ilçenin deniz seviyesine olan yüksekliği 2050 m'dir. Yüz ölçümü 1420 km2 dir.
1900 nüfus sayımına göre şehir merkezde 7518 köylerde 37.191 olmak üzere toplam
köy ve ilçe nüfusu 44.703'dür.
Türkiye'nin en yüksek yaylalarından biri olan Göle'nin güney kesiminde yüksek
dağlar vardır.
Kabaktepe 3050 m. Kars hudutundaki Samayat 3047 m. Bağtepe 2728 m. yükseklikte
olan önemli dağlardır. Köylerin çoğu genellikle dağlarla ovanın birleştiği
kesimle dizilmiş adeta bir çember gibi ovanın etrafını sarmıştır.
İklim :
ilçenin yüksekliği nedeniyle iklimi oldukça serttir. Kış aylarında termometre
eksi 30'da kalır. Eylül ayında başlayan soğuklar, Mayıs ayına kadar devam eder.
Kar, kalınlığı ortalama 1 m. geçer. Kışın hemen her gün sis ovaya fner, ancak
öğle saatlerinde çekilir.
Yaz aylarında sıcaklık ortalama 17 ile 30 derece arasında kalır, 30 dereceyi
aşmaz.
Yaz aylarının sıcaklığı yüzünden, iklimde sürekli değişiklik görülür. Özellikle
kuraklık oldukça yoğun olur.
ilçenin, bitki örtüsü, iklim koşullarıyla uyum içerisindedir, dağlık bölgeler
ormanlarla kaplıdır. Düzlüklerde arpa, buğday, çavdar ve yulaf gibi kısa süreli
bitkiler, yetişir, son yıllarda korunga, fiğ gibi bitkilerin
ekimide yapıl maktadır. Küçük çapla sebzede yetiştirilir. ilçe yüzölçümünün %10
luk bir bölümü ormanlarla kaplıdır. Buradan yakacak odun ve kereste üretimi
yapılır. 1946 da kurulan Göle orman işletmesinde köylüler, kesim teraslama ve
taşıma işleminde çalışılır ve hemen ülkenin bir çok bölgesine kerestelik odun
sevkiyatı yapılır.
Hayvancılık
Hayvancılık ilce halkının önde gelen geçim kaynağıdır Doğa ve iklim koşullarının
elverişli" olmasından hayvancılık diğer geçim kaynaklarının önüne geçmiştir.
Burada 93.000 koyun ve 70.000 civarında da büyük. Aynca, kırmızı, yerli ırkın
verimi daha verimli olan ve ya diğer ırk hayvan yetiştirmek için kurulan devlet
üretme
çiftliğin (inekhanej de 700 koyun ve 600 de büyük hayvan beslenmektedir. Bu
müessesenin kapladığı alan 29.000 dönüm yayla, mera ve çayırlık büyük bir
arazidir.
Arıcılık
Arıcılık uzun yıllardır hobi olarak yapılırken çevre illerden gelen arıcıların
özendirici davranışları ve bölge gelişmeler göstermektedir.
Ticaret
İlçede genellikle ticari hayvan ve hayvansal ürünlerin hayvan pazarı, yerli
alıcılarla birlikte ilçe dışından gelen yabancı tüccarlarında katıldığı canlı
bir merkezdir. Ancak seksenli yi Harda başlayan göç ticaret hayatını olumsuz
etkilemiştir.
Eğitim
Hemen her köyünde ilk okul bulunmakla birlikte Çayırbaşı bucağında bir temel
okul, merkezinde 3 ilk okul, bir orta okul, bir lise, birde kız sanat okulu
bulunan ilçede eğitim düzeyi ülke ortalamasının üzerindedir.
İLÇEMİZİN TARİHİ VE
TURİSTİK YERLERİ
Bilinen tarihi
M.Ö.680 yıllarına kadar uzanan ilçemiz sırasıyla Urartu Krallığı, Kafkasya'dan
gelen Saka Türkleri, İran'dan gelen Arsaklılar tarafından işgal edilmiş daha
sonra Bizanslıların hakimiyetine girmıştir.1 068 yılında Selçuklu hükümdarı
Alparslan tarafından alınmış, 1768 yılında Osmanlılara bağlanmıştır. 1878de
Kars'la birlikte Rusya'ya savaş tazminatı olarak verilmiş, 30 Eylül 1920'ye
kadar Ruslarla Türkler arasında el değiştirmiştir. Bu tarihten sonra kesin
olarak Türkiye
Cumhuriyeti toprakları içerisinde yer almış, Ardahan iline bağlı şirin bir
ilçedir.
Çeşitli medeniyetlerin gelip geçtiği ilçemiz köklü bir kültür yapısına sahiptir,
ilçe mum kendine has folkloru, örf, adet ve gelenekleri vardır. Kültürel
varlığın bir bölümünü oluşturan tarihi eserler çeşitli uygarlıkların
egemenlikleri ve el değiştirmeleri sürdürememiştir.Bülün bu zorluklara karşı
yaşanan Bunlardan Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma hamam, cami, türbeler
vardır. Özellikle Gümüşparmak (Dedeşen) köyündeki iki türbe Osmanlı mimarisinin
en güzel örnekleridir. Bundan başka kale kalınlılan.Uğuıtası. Yavuzlar. Gü notta
köylerindeki Dört kilise, Uçkılise ve Kızı ikil ise Bizans döneminden kalma
Önemli tarihi eserlerdir. (Yakı n zamana kadar bu tarihi eserlerin bulunduğu
köyler bu isimlerle anılırdı.) Kalecik köyündeki Gazanfer Kalesi kalıntıları
Çakırüzüm köyü yakınlarındaki maden suyu (Acısu|ormanlarımız ve buralardaki
soğuk sular halkımızın ve ilçemize dışardan gelenlerin gezip gördükleri önemli
yerlerdir. Yine Köprülü ve Sürügüden köyü yakınlarındaki kaplıcalar yaz
aylarında ilçemizde yaşayan insanların ziyaret ettikleri başlıca yerlerdir.
Folklor
Göçebe hayattan toplumsal hayata geçişin en önemli özelliklerinden biride ilgili
toplumun ortak foMo* özelikler dönemlerden geçmiş ve kendine özgü bir kültür
yaratmıştır. Göle halkı törelerine oldukça sadık kalmıştır Bu adet ve gelenekler
Ardahan ilinin birçok yerinde farklılıklar göstermesine rağmen adetlere verilen
değer ve davranış şekli genel olarak aynıdır.
Kıyafetler
kalın ve yünlü, köy ve ilçedeki erkekler modern Türk erkeği kıyafeti giymekle
birlikte şapka kullanır. Kışın soğuğa karşı şapkanın yerine "Tiftik" denilen yun
başlık alır.
Köylerde, kadınlar üç elek. yün kazak, yelek, hırka, başta da beyaz tülbent
(Leçek) ve şal atkı kullanırlar. Bazı köylerde kadınlarımızın kofik denilen
süslü başlık taktığı da görülür.Ayaklara genellikle yün, örme. nakışlı çoraplar
giyilir. Yine köylerimizde yaşlı kadınlar etek
Göle halkının giysileri günümüzde yöresel olmaktan çıkmıştır. Çağdaş giysiler
geleneksel kıyafetlerin yerini almıştır.
Örf ve Adetler
A-
Evlenme : Birkaç aşamadan sonra gerçekleşen nişan, çeyizin sergilenmesi kına
gecesi davul zurna eşliğinde yapılan düğün.
B -
Kirvelik
C -
Bayram Görüşmeleri
D -
Doğum gelenekleri
E -
Dışarıdan gelen konuklara gösterilen özenli saygı şeklinde özetlenebilir.
İlçedeki Sağlık Kuruluşları
1 -
Devlet hastahanesi
2 - Ağıl
Yolu Sağlık Ocağı
3 -
Gümüş Parmak Sağlık Ocağı
4 -
Kuytuca Sağlık Ocağı
Yardım kurumu olarak yalnız Türk Hava Kurumu'nun
şubesi vardır, ilçe karayoluyla Kars'a 85. km Ardahan'a 52 km.
Erzurum'a 180km'dir.
|