KURULUŞ: 1987

 
05.09.2010 18:17:47 ANASAYFA      YAZARLAR   ZİYARETÇİ DEFTERİ   ÜYE OL   BİZE ULAŞIN Hoşgeldiniz
Ardahan Hakkında
- Ardahanın Tanıtımı
- Ardahanın Tarihçesi
- Ardahanda Turizm
- Ardahanda Gezilecek Yerler
- Ardahan Dernekleri
- Derneklerimizin Etkinlikleri
- Resimlerle Ardahan
- Bölge Milletvekilerimiz
- İş Adamlarımız
- Sanatçılarımız
- Ardahanın Türküleri
- Öğrenci Bursumuz
Dernek Hakkında
- Tarihçe
- Kurucular
- Yönetim Kurulu
- Faaliyetler
- Haberler
- Üyelerimiz
- Linklerimiz
- Kaybettiklerimiz
Duyurular

- Aidat ve bağışlarınızı 1-Akbank Moda Şubesi, Şube Kodu:256, Hesap No:7575

                                         2-İş Bankası Altunuzade Şubesi şube kodu 1217Hesap no 757575 İban no TR54 nolu hesaba yatırabilirsiniz



İL İLÇE DERNEK BAŞKANLARININ DİKKATİNE

Ardahan Dernekler Federasyonu kurulması konulu yemekli toplantımız 9.6.2009 Salı sünü Saat 19 da SARAYBURNU ASKERİ GAZİNODA Toplanılacaktır.

SİTE YÖNETİMİ



DERNEK ÜYELERİMİZİN DİKKATİNE

1- ÜYE KİMLİK KARTLARIMIZ YENİLENİYOR.1 ADET VESİKALIK RESMİNİZ GEREKMEKTEDİR.MAİL YOLUYLA VEYA POSTAYLA ULAŞTIRABİLİRSİNİZ.

2.İRTİBAT ADRES VE TELEFON NUMARALARINIZI SİTEMİZDE BULUNAN ÜYE OL BÖLÜMÜNE YAZMANIZ GEREKMEKTEDİR

SYGILARIMIZLA SİTE YÖNETİMİ.



SAYIN DERNEK BAŞKANLARI

Dernekler bölümüne Dernek kayıtlarınızı yapınız.Dernekerimizin Başkanları kim  ve İletişim Adresleri nerelerde sitede toplayalım sizlerde istediğiniz dernek bilgilerini görebileceksiniz.
Etkinlik yapacağınıa zaman kaydınızı yaparsanız aynı tarihe etkinliklerimiz gelmesin Katılım daha yüksek olsun.

Sayğılarımızla SİTE YÖNETİMİ

 

 



DAVET

26.06.2010 Cumartesi Saat 14.00 Derneğimizin Merkezi açılıyor.Tüm hemşerilerimiz dostlarımızı bekliyoruz...



Bize destek için tıklayınız
Döviz Bilgileri
Günlük Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 1.4960   1.5060
EURO 1.9250   1.9400
Sponsorlarımız
 



Web Tasarım
Tavsiye Et
Sitemizi sıla özlemi çeken hemşerilerinize tavsiye ediniz.
 
 
Reklam


- Aidat ve bağışlarınızı Akbank Moda Şubesi, Şube Kodu:256, Hesap No:7575 nolu hesaba yatırabilirsiniz.

Tarih sayfalarından Şemsi DENİZER

Yılmaz ŞENTÜRK

Tarım-İş Sendikası

İst. Marmara Bölgesi eski Şube Başkanı

yilmazsenturk75@gmail.com

 
 

     Tarih sayfalarından

     Şemsi DENİZER

 

     Yazılı  Basındaki yazılarda bahsediyor. 4 ocak- 8 ocak ve 112 km diyor. ve ekliyor Ankara kavşagına 8 km kala Şemsi DENİZER dönün dedi deniyor. Sendikacının hangisi iyi hangisi sıcak vs. diye konu kapanıyor. Bu mesele bu kadar basit degil. Bizzat Şemsi DENİZER’ le bu konuda sohbet ettiğimden iyi biliyorum ki beklenen hiç bir olay gerçekleşmedi. Şemsi işçiyi yürütmeye karar verdiğinde şöyle bir beklentisi vardı. iskenderun, adana, gaziantep işçileri mersinli işçilerle buluşup torosları aşacaktı. kartal köprüsünde toplanan istanbul işçileri gebzelilerlede buluşup dil iskelesini aşacaktı. izmir işçileri manisalılarla  buluşup bursaya dogru yürüyordu. bursalılarda sakaryaya varmış gebzeyi aşan işçilerin izmite girmesini bekliyordu. samsunda toplanan işçiler ankara istikametini dogrultmuş olacaktı. 

     Bunların hiç biri gerçekleşmedi.      

     Benim vicdanım çok rahat. İster hatırlayan çıksın, isterse kimse hatırlamasın.

     İstanbulda işçi Sendikaları platformunu harekete geçirmek için az gayret göstermedim.

     Bütün işçiyi kartal köprüsünün altında toplayıp yürütmeye başlarsak Cumhuriyet tarihinde ilk defa hükümet düşürebiliriz, işçilerin özgüveni artar. sınıf bilincide patlama yapar diye. ekliyordum yoksa yürüyüş eninde sonunda kırılır. İşçilerin yine özgüveni sarsılır diye.

     Yanlış hatırlamıyorsam 1993 başlarıydı  başbakanlık basımevi işçilerini ulustaki yeni binada greve çıkmış ve eski binadaki işçilerinde grevi başlatmak üzere  tam  genel iş genel merkezinin oldugu hizanın oralarda çankırı caddesine yaklaşık 250-300 kadar işçi çıktı.

     Greve çıkmış ve çıkacak basımevi işçilerini desteklemek için A.O.Çiftliğinde çalışan benim tanıdığım ve çağırdığım tarım işçileride vardı.

250-300 kadar işçiler yürütüyordu. Ara sokaktan caddeye çıkar çıkmaz polis yolu kapatmayın diye ikaz etti.

     Bende dogal olarak orada bulunan en üst düzey yönetici oldugu için Türk İş Genel Sekreterine yani Şemsi DENİZER’e baktım, talimatı ne diye. dinleme yolu kapat diye işaret etti.

     Yürüyecegimiz yol da çok kısa bir yol. Genel İş Merkezininde biraz ilerisinden ulustaki Atatürk heykelinin karşısındaki ara. Ankaranın önemli bir ana arterini işçiler kapatmış, kortejin en önündede Şemsi Denizer ve bir iki daha Türk İş yöneticisi ve Türk İşe baglı genellikle sol bir kaç sendikanın başkan ve yöneticileri. arkada da 250-300 kadar işçi. Şemsi DENİZER’ in gözleri doldu.

     Yanına gittiğimde Yılmaz benim bütün hayalim bu idi. resmen büyük yürüyüşte beni işçilerle, halkla hep birlikte sattınız dedi. bende daha sonra bu konuyu yanına geldiğimde konuşuruz dedim. ve ilk fırsatta konuştugumuzda ve o zaman istanbulda sendikaları, şubeleri ve işçileri ne kadar uyardıgımı anlattıgımda bana yukarda anlattıgım beklentisini ağlayarak anlattıydı.

     Tercih sizlerin. ya Şemsi DENİZER dönün dedi işçiyi sattı dersiniz. yada herkes flim seyreder gibi seyretti ve lokal olay dogal olarak kırıldı dersiniz. Kendinize de pay çıkartırsınız.

     Bu arada jaguar marka makam aracı  vs. gibi yıpratma haberlerinin hiç birisinin aslı astarı yok. Olayın aslı şöyle. Şemsi DENİZER Sendikanın çok yüksek araç masraflarına kızıp, en az arıza yapan marka hangisi ise Sendikaya o aracı alın diyor.

     Sendikanın diğer yöneticileri araştırıyor ve jaguar markasıyla karşılaşıyorlar. o araç Şemsinin bilgisi dışında alındıgı gibi mersedes markasına göre bayagı ucuz. ve diğer tüm Sendikalarda mersedes var.

     Şemsiyi yıpratmak amacıyla konu saptırıldıydı. Ama başaramadılar...

     Yılmaz ŞENTÜRK

 
   Tarih sayfalarından...

     Şemsi Denizerin mesafeli duruşu ve içten davranışları yumuşatıyor ve güven veriyordı insana. Başkan benim sorunlarım var dediğinde iş kolu ayırmadan lafi gevelemeden atlayıp arabasına geliyor ve tarım işçilerinin sorunlarının çözümlenmesinde yardımcı oluyordu.

     12 Eylül ortamını yaran 38 günlük başarılı  grev sonrası Şemsi Denizer çok eleştirildi ama Emek Platformunda hep emekten yana oldu ve insanlara grev günlerini hatırlattı.

     Benim için başlangıç Turgut Özal'ın  "Kim ödeyecek bu parayı?" sorusuydu. 

     Genel Maden-İş Sendikasının Kamu İşveren Sendikası  ile yürütmekte olduğu toplu iş  sözleşmesi görüşmelerinde kamudaki sözleşmelerden sorumlu devlet bakanı Cemil Çiçek'ten, ekonominin tümünden sorumlu Başbakan Yıldırım Akbulut'tan ses çıkmıyor, Cumhurbaşkanı  taraf oluyordu.

     Hükümeti kurmakla görevlendirildiğini ve hatta söylentilere göre bakanlarının isimlerini bile medyadan öğrenen Başbakandan kimse fazla bir şey beklenmemesi gerektiğini biliyordu, ama bir Cumhurbaşkanının toplu iş sözleşmesinde taraf olduğu ilk defa görülüyordu.

     Zonguldak kömür havzasındaki işçileşme 1848 yıllarına dayanıyordu.

     Zonguldak halkı ekmeğini toprağın binlerce metre altından elde etmeye alışıktı.

     İlk işçi eylemi 2. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908'de olmuştu.

     Sendikanın kökeni 1946 yılında kurulan Ereğli Kömür Havzası  Maden İşçileri Derneği olarak dayanıyordu.

          

     5 yıl sonra sokaklarda Gazetelere ölüm haberiyle yansıyan ilk direniş  ise 10 Mart 1965 günü Gelik ocağında başladı, aynı  gün Karadon, Kilimli, Çaydamar ve Kozlu'ya sıçradı.

     1925- 1965 yılları arasında hiçbir işçi hareketine katılmayan Zonguldak işçisi kırk yıl sonra kıdem ve ehliyet zamlarının adaletsiz dağıtımına karşı çıkıyordu.

     İşçilerin kurduğu barikat vali tarafından bizzat kaldırılmaya çalışınca büyük bir direnişle karşılaştı.          

     Valinin ateş emri sonucu iki maden işçisi jandarma kurşunuyla öldü.

     Olayların  önüne geçemeyeceğini anlayan Demokrat Parti İçişleri Bakanını, Çalışma Bakanı  İhsan Sabri Çağlayangil'i, Zonguldak Milletvekili Sadık Tekin Müftüoğlu'nu Kozlu'ya gönderdi.

     İşçilerin eylemi direnişçiler haklarında hiç bir soruşturma yapılmayacağı güvencesinden sonra ancak duruldu.

     Zonguldak maden işçisinin sesi kolay kolay çıkmazdı ama bir kez ayaklandıktan sonra da kolay kolay susturulamazdı  biliyordum.

     Hazırlık  çok iyiydi Grev 30 Kasım 1990'da Gelik Ocağında Sendika Başkanı  Şemsi Denizer'in konuşmasıyla başladı.

     O gün Gelik'ten sendika binasına yürüyüşle başlayan protesto eylemleri 4 Ocak 1991 günü Ankara yürüyüşü  başlayana kadar her gün yükselen bir tempoyla devam etti.

     1989'da Sendika'nın genel başkanlığına seçilen Şemsi Denizer Zonguldak halkını  ve maden işçisini çok iyi tanıyordu.

     Sendika greve çok iyi hazırlandı.

     Grevin başladığı gün Sendika binasına gittiğimde grev süresince devam eden şaşırtıcı bir ortamla karşılaştım.           Şemsi Denizer kimse nereden geldiğini sormuyordu, hemen eline çayı tutuşturuyorlar, geleni dost ve misafir kabul ediyordu.

     Telefonlar serbestti, istediğiniz yeri arıyordunuz, sonra geçip genel başkanın odasında bir koltuğa oturuyordunuz, aylardır oradaymışçasına sohbetin bir ucundan tutuyordunuz.

      Her gece kahvelerde toplanan grev komiteleri ertesi günün sloganlarını  ve mizansenini hazırlıyor bazan kafiyesini tutturamadıkları  bir sloganı sokakta rastladıklarına sorarak tamamlıyorlardı. 

     Yürüyüş kulvarları, atılacak sloganlar, taşınacak semboller büyük bir uyum içinde hazırlanıyor ve ertesi gün herkes kendi Ocağından çıkıp Sendika binasına kadar soluksuz yürüyordu. 

   Pencereden sokaklara Sendika binasının önündeki dar sokağa geldiklerinde önce o gün greve destek vermek üzere gelen konuklar tanıtılıyor, sonra Şemsi Denizer pencerede görünüyor ve 50 bin kişiyi geçen yürüyüşçülerle Şemsi Denizer arasındaki konuşma başlıyordu.

     "On yıldan beri biriken haklarımızı  alacağız" cümlesine binlerce kişi "Af Yok!" diye cevap veriyordu. Arkasından "Silkele Başkan düşecekler" desteği geliyordu.

     Bu sıradan bir grev değildi. Bu sadece bir toplu sözleşmedeki uyuşmazlık sonucu gelinen bir nokta da değildi. Madenlerin özelleştirileceğinin yaygınlaşması, hükümetin karlılık hesaplarının gündeme oturması geçimini madenden ve madenciden sağlayan Zonguldak halkını ve esnafını da etkileyecekti.

     Zonguldak ayakta bu bir kentin başkaldırısıydı. Anneler çocuklarını okula göndermiyor, memurlar işe gitmiyor, esnaf vitrinine "Grev var" duyurusunu asıyordu.

Sendikanın bulunduğu dar sokağa sığamayanlar için kente hoparlör sistemi kurulmuştu.

     Her söylenen iki mahalle öteden dinleniyordu. Greve gelemeyen bir arkadaşına pencereden sarkıttığı telefon ahizesi ile grevin sesini dinleten, yaşlıların ellerine verdikleri kağıtları  küçük küçük yırtıp konfeti haline getirmesini isteyen insanlar kenti olmuştu Zonguldak.

     Cumhurbaşkanı  artık sadece greve karşı tutumundan dolayı  değil izlediği ekonomik politikalar nedeniyle de işçinin boy hedefi haline gelmişti. her gün çeşitlenen sloganlar arasında değişmeyen bir tane vardı, "Yolumuz Ankara Hedefimiz Çankaya" Ankara'ya girmemek olanaksız gibi görünüyordu.

     Bir günde Devrek 4 Ocak'ta Şemsi Denizer'in tembihiyle ellerine kumanyalarını  alan işçiler sendika önüne geldiklerinde kendilerini Ankara'ya götürecek otobüslerin kente sokulmadığını  öğrendiler. Ama Şemsi Denizer'in müjde verir bir tonla söylediği  "otobüslerimiz yoksa ayaklarımız var" cümlesi üzerine yürüyerek yola çıktılar.

     Kimse onca yolu o soğukta nasıl yürüyeceğini sorgulamadı. O gün 70 bin kişi 33 km. yürüyerek Devrek'e ulaştı. Gece Zonguldak'ta kamyonlar dolaştırıldı, evlerdeki battaniye, yorgan, örtü ne varsa toplandı.

     Devrek'ten yola çıkıldığında Dorukhan Tüneli girişinin jandarma ve çevik kuvvet polislerince kesildiği görüldü. Kadınlardan biri önündeki jandarma erine sordu "Ha ben burayı  geçersem sen beni vuracak mısın?" Er önüne baktı.

     Ekmek ve bayrak 5 Ocak'ta Mengen'e varıldı, madenci 6 Ocak'ta Deller Deresi mevkiinde yolun iyice daraldığı  bir yerde iş makinalarından kurulmuş  barikatın önündeydi. En önde yürüyen bir işçinin elinde ekmek, bir başkasının elinde bayrak vardı.

     Başkanlarını  Başbakanla görüşmeye gönderdiler, Şemsi Denizer dönüp "Geceyi Mengen'de geçiriyoruz" diyene kadar barikatın önünde beklediler. Bir çoğu barikatın önünde fotoğraf çektirdi.

     Açlığa yorgunluğa, soğuğa aldıran yoktu. İnançlı, kararlı, kızgın Madenci sadece Şemsi Denizer'in dediklerini dinliyor sadece onun istediklerini yapıyordu. Bir yerde sözü dinlenmedi, E5kapatıldı,işçikuşatıldı  Mengen Nikah Salonu'nda yapılan toplantıda kadınların Zonguldak'a dönmesini istedi, dinlemediler. Bu arada E5 karayolu işçilere yasaklandı, Ankara'da Çankaya'ya çıkan yollara panzerler yerleştirildi.100 bin kişiye varan yürüyüşçüyü  5 bin polis ve asker çevirdi.

     Şemsi Denizer 8 Ocak 1991'de geceyi Mengen'de geçiren işçileri topladı ve "Sesimizi bütün dünyaya duyurduk, eylemimizin amacı gerçekleşmiştir, geri dönüyoruz" dediğinde biraz hayal kırıklığı da olsa geri dönmeyi kabul ettiler. Devrek, Dorukhan, Mengen, Deller Köprüsü... 112 km'lik yürüyüş Ankara kavşağına 8 km kala bitmişti...

     25 Ocak'ta Bakanlar Kurulu kararıyla tüm grevler ertelendi. TTK ve MTA'da çalışan 48 bin işçiyi kapsayan toplu sözleşme, 6 Şubat 1991'de imzalandı. Sözleşmeyle işçi ücretlerinde sağlanan iyileşme, Başbakan Yıldırım Akbulut'un 31 Aralık'ta teklif ettiği ve sendika tarafından o tarihte reddedilen rakamları aşamadı. 

     Sonra Zonguldak Spor başkanı oldu başka polemiklerin konusu haline geldi. Türk-İş Genel Sekreterliğine seçildi, yaşam biçimiyle eleştirildi ama Emek Platformu içinde yer aldığı  zamanlarda göstermiş olduğu emekten yana tutumu bir çok insana grev sırasındaki (Tarım İş Sendikasının Grevlerinde benim yanımda olması ve işyerlerini dolaşması) kişiliğini bir kez daha hatırlattı, ta ki 6 Ağustos 1999 tarihinde öldürülene kadar. 

Kensini rahmetle anıyorum.

Yılmaz ŞENTÜRK
 


Yazar: YİLMAZ ŞENTÜRK
Tarih: 21.01.2010 21:22:14

Yazarın diğer yazıları

Yazarlarımız
BAŞKAN Ahmet Demirbaş
Sitemiz hayırlı olsun
Sayın Dernek Başkanları ve Değerli Ardahanlılar, Birlik ve beraberliğimizi sağlamak Ardahanlı...
Devamı..

CEVDET ŞENTÜRK
Almanya'da ki Türkiye Haritası ve Hatırlattıkları
Almanya'da ki Türkiye Haritası ve Hatırlattıkları Bu yıl oğlumun ve gelinimin daveti üzerine yeni yıla...
Devamı..

Prf.Dr.Esfender Korkmaz
KRİZDEN ÇIKIŞMI ?
Başbakan ve Hükümet üyeleri ile bazı yazarlar, Sanayi üretim endeksi ve imalat sanayinde kapasite kullanım...
Devamı..

Mustafa Küpeli
Varın Bu Dernekçiliğin Adını Siz Koyun
Varın Bu Dernekçiliğin Adını Siz Koyun Son zamanlarda kaybettiğimiz genç değerlerimizin, ...
Devamı..

Av Yalçın TURA
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TASLAĞI ÜZERİNE
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TASLAĞI ÜZERİNE Görsel ve yazılı basında ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ konusu, ilgili...
Devamı..

Yunus Küçük
DÜŞÜNEBİLİYORMUSUNUZ?
Yıl 2121 yılbaşı kutlamaları ve Ardahan’ın iki...
Devamı..

YİLMAZ ŞENTÜRK
1 MAYIS
1 MAYIS 154 (1856-2010) YILLIK ONURLU MÜCADELEMİZDE SELAM OLSUN EMEĞİ VE ONURU İLE ÇALIŞAN TÜM DÜNYA EMEKCİ...
Devamı..

Bize destek için tıklayınız
Günlük Gazeteler

 
Günün Sözü

Hiçbir şey ayağınıza gelmez; en azından iyi olan hiçbirşey. Herşeyi gidip almanız gerekir.
Charles Buxton

Reklam
© Copyright - 2010  Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım : WTM