KURULUŞ: 1987

 
06.09.2010 09:02:19 ANASAYFA      YAZARLAR   ZİYARETÇİ DEFTERİ   ÜYE OL   BİZE ULAŞIN Hoşgeldiniz
Ardahan Hakkında
- Ardahanın Tanıtımı
- Ardahanın Tarihçesi
- Ardahanda Turizm
- Ardahanda Gezilecek Yerler
- Ardahan Dernekleri
- Derneklerimizin Etkinlikleri
- Resimlerle Ardahan
- Bölge Milletvekilerimiz
- İş Adamlarımız
- Sanatçılarımız
- Ardahanın Türküleri
- Öğrenci Bursumuz
Dernek Hakkında
- Tarihçe
- Kurucular
- Yönetim Kurulu
- Faaliyetler
- Haberler
- Üyelerimiz
- Linklerimiz
- Kaybettiklerimiz
Duyurular

- Aidat ve bağışlarınızı 1-Akbank Moda Şubesi, Şube Kodu:256, Hesap No:7575

                                         2-İş Bankası Altunuzade Şubesi şube kodu 1217Hesap no 757575 İban no TR54 nolu hesaba yatırabilirsiniz



İL İLÇE DERNEK BAŞKANLARININ DİKKATİNE

Ardahan Dernekler Federasyonu kurulması konulu yemekli toplantımız 9.6.2009 Salı sünü Saat 19 da SARAYBURNU ASKERİ GAZİNODA Toplanılacaktır.

SİTE YÖNETİMİ



DERNEK ÜYELERİMİZİN DİKKATİNE

1- ÜYE KİMLİK KARTLARIMIZ YENİLENİYOR.1 ADET VESİKALIK RESMİNİZ GEREKMEKTEDİR.MAİL YOLUYLA VEYA POSTAYLA ULAŞTIRABİLİRSİNİZ.

2.İRTİBAT ADRES VE TELEFON NUMARALARINIZI SİTEMİZDE BULUNAN ÜYE OL BÖLÜMÜNE YAZMANIZ GEREKMEKTEDİR

SYGILARIMIZLA SİTE YÖNETİMİ.



SAYIN DERNEK BAŞKANLARI

Dernekler bölümüne Dernek kayıtlarınızı yapınız.Dernekerimizin Başkanları kim  ve İletişim Adresleri nerelerde sitede toplayalım sizlerde istediğiniz dernek bilgilerini görebileceksiniz.
Etkinlik yapacağınıa zaman kaydınızı yaparsanız aynı tarihe etkinliklerimiz gelmesin Katılım daha yüksek olsun.

Sayğılarımızla SİTE YÖNETİMİ

 

 



DAVET

26.06.2010 Cumartesi Saat 14.00 Derneğimizin Merkezi açılıyor.Tüm hemşerilerimiz dostlarımızı bekliyoruz...



Bize destek için tıklayınız
Döviz Bilgileri
Günlük Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 1.4970   1.5070
EURO 1.9290   1.9440
Sponsorlarımız
 



Web Tasarım
Tavsiye Et
Sitemizi sıla özlemi çeken hemşerilerinize tavsiye ediniz.
 
 
Reklam


- Aidat ve bağışlarınızı Akbank Moda Şubesi, Şube Kodu:256, Hesap No:7575 nolu hesaba yatırabilirsiniz.

BEDİRHAN GÖKÇE

BEDİRHAN GÖKÇE
6. HİS VE 21 MART Ali Ulurasba'nın kaleminden Ya da Bedirhan Gökçe'nin Özü-Geçmişi
Herkesin hayatında tesadüfler vardır. Herkesin hayatında tevafuklar da vardır... Kimi tesadüflere sarılır, kimisi de tevafuklara... Kiminin yolu tesadüflerden geçerken suskun bir geçmiş bırakır ardında; kimi ise tevafuklardan geçerken çığlıklar... Bazen suskunluk çığlık olur, bazen çığlık suskunluk... Ama insan çığlığıyla da, suskunluğuyla da nedense hep 'insan' olarak anılır. İnsan... Hayat da böyle değil midir? İkisinin de sustuğu yerde bir öz geçmiş çıkar ortaya. Oysa en öz geçmiş insanın mezar taşına yazılandır
Doğum: Şu tarih... Ölüm: Şu tarih... Ruhuna Fatiha... Bir Fatiha okur, geçer gidersiniz hiçbir zaman sımsıcak gelmeyen ama oldukça sıcak ve bir sonu haykıran mezar taşlarının yanından... Oysa insanın üvey olan çok şeyi vardır ama nedense bir üvey geçmişi yoktur. Geçmiş, özdür ve sadece insana aittir. Ölümü gibi insanın yaşamı da özdür ve düşündükçe, inandıkça kabuklar yavaş yavaş bir zar gibi soyularak özün özüne ulaşırsınız. İnanır mısınız bilmem, aslında insanın öz geçmişi, yine insanın geleceğine dönük ışıltılı tılsımlar taşır. Ama bunu ne öz geçmişe sahip olan insan algılayabilir, ne de bu öz geçmişi okuyan... Çünkü genel hatlarıyla insanın kendisini anlattığı birkaç satırlık yıllar ve yıllar içinde gerçekçi olduğu kadar gizemli derinlikler içerir o satırlar. Oysa O'na sorsanız, şu gün, şurada doğmuşum, şuralıyım, şu şu okulları bitirdim, bir de şunu yaptım, der geçer. Üzerinde durmaz. Durmak istemez. Zira hani dedim ya, geçen yıllar, her insan gibi O'nda da, O'nunla birlikte yaşayacak yaralar açmıştır. Aslına bakarsanız herkesin özgeçmişi biraz yaralıdır ve nedense herkes, özgeçmişini yazarken, gelip gelip acılara takılacağını bildiği için pek üzerine düşmez, düşmek istemez. Ama biri bu öz geçmişi merak eder. Azıcık araştırır ve yazar. Her ne kadar O, Yani Bedirhan Gökçe bütün alçak gönüllüğü ve kendinden bahsedilmesini sevmemesine rağmen. Biri yazar: Der ki, O, öz geçmişe değil, öz bir geleceğe talip! Burada özden kasıt elbette kısaltılmış kelimelerle anlatılan, derinliksiz bir 'öz' değildir. Öz, yani töz... Yine O'na, Bedirhan Gökçe'ye göre 'Biraz kül, biraz duman!' Yani yangın yeri bir yürek... Ardahanlı olmasına Ardahanlıdır da Kars, Iğdır alınıp, üzülmesin nezaketinden, 'Nerelisin?' diye soranlara, bir çırpıda 'Kars-Ardahan-Iğdır' deyiverir. En büyük özelliklerinden birisi 'Azıcık aşım, ağrısız başım', ya da 'Bir lokma bir hırka' kabilinden, onurlu bir yaşam edinmek amacıyla gecesini gündüzüne katıp, çocukları için yaşamayı seçmiş dağ rüzgarı Zekeriya Bey'in oğludur. Annesi Gülgez Teyze... Ama Teyzelerin teyzesi, gözleri dağ menekşesi kadar derin bakan Gülemeden gezen, yaşlandıkça güz, konuştukça can! 20 Mart gecesi Gülgez teyzenin karnında hastaneye giden, 21 Mart sabahı 'Oğlunuz oldu, hayırlı olsun' diye kucağına verilen Bedirhan, çipil gözlerle hastaneden çıkarken, kimse 21 Mart'ın 'Dünya Şiir Günü' ilan edileceğini bilmez. Üstelik 'Bir lokma, bir hırka' Zekeriya Bey, parasızlıktan oğlunu ertesi gün nüfusa yazdırır. Aslında Zekeriya Bey, o gün Bedirhan'ı nüfusa yazdırırken, Bedirhan büyüdüğünde, nüfus cüzdanının kimsenin görmediği yerinde o güne ait bir mahcubiyetin notunu okur durur: 'Baba niye o gün yazdırmadın? Birinden borç da mı alamadın?' 'Ne bilmem ki oğul, bele olacak. Bilsem alırdım, ya da 'dün doğdu öyle yazın' derdim...' Gülgez ana girer araya, Bedirhan'ının, oğlunun gözlerinin içene bakarak konuşur: 'Caaan der oğul kader, kader! İnsan özgeçmişini kendisi yazsa belki bu yazının satır aralarına ilkokul defterlerinin kenarına yapılan çiçeklerden bile yapar değil mi? Ama olmaz ki... Bebek Bedirhan Gökçe farklıdır; Gülgez Hanım anlatır ara sıra... Ama çocuk Bedirhan Gökçe daha da farklıdır. Mahallenin güneş yanığı yanaklı, ekmek düşmanı bebeleri top (bugünkü deyimle futbol) oynarlar ilk topa vurmada yırtılıveren naylon ayakkabılarıyla. O değil oynamak, seyretmekten bile hazzetmez. Ama para işinden hiç anlamamasına rağmen ve ticaretle uzaktan yakından ilişkisi olmayacağı, olamayacağı ve olmadığı halde özellikle büyük mahalle maçlarında su ve sakız satar. Kazandığı parayı Kemalettin Tuğcu'ya, Ömer Seyfettin’e yatırır. Okumak bir sevda gibi dilinin ucunda, küçücük yüreğinin derinliğinde saf ve alışkanlık yapıcı bir tat bırakır. Okumak bir bağımlılıktır, güzel ve coşturucu bir bağımlılık! Ama içinde, yüreğinde, bedenini yay gibi geren bir his daha vardır: Spor sevdası. Bu sevdanın özü ise nedense Karate'dir. Neden biraz da aslında Zekeriya Beydir. Zira Zekeriya Bey, savunma sporlarına meraklıdır. Olur ya bazen zaman, mekanın korumasında insanı açıkta bırakabilir; özellikle de erkek adam güçlü olmalıdır. Dünyanın bin bir türlü hali var!.. Cebinde üç kuruş sakız ve su parası, gider yazılır Bedirhan Karate Kursuna. Başladığı, yaptığı her şeyde olduğu gibi sadakatinin sınandığını bilerek yıllarca sürdürür Karate'yi. Öğreticilik belgesi alır ve siyah kuşak 2. Dan'a kadar yükselir... Ama yaşı büyüdükçe de zaman daralır... Öyle ya insan büyürken zaman küçülür! Artık uyumaya bile vakit bulamayan, okumaya tutkusu bir bağımlılığa dönüşmüş olan Bedirhan Gökçe, TRT'nin açtığı, yine tam bu sırada gazete kupüründen kestiği mankenlik ilanı ile iki sınava birden girer. İkisini de kazanır. yüreğindeki ateşin erittiği ruh bu iki kalıba da uymaz... Nasıl olursa olur ve yedi yıl boyunca okul tatillerinde çaycı olarak çalıştığı kurumda, çaycı önlüğünü çıkarıp, kravatı takar. Ver elini Memuriyet... Aynı şekilde ruhu burada da sıkılır... Devlet babadan değil de Zekeriya Babanın korkusuyla memuriyetini sürdürürken, çıkış için kapılar, pencereler arar, çalıştığı kurumda. Bu arayış, spordaki başarısını madalyalarla süsler... İşte tam bu sıralarda Türkiye'de yaşanan özgürlük ortamıyla birlikte özel radyolar da boy göstermeye başlamıştır. Bir akşam kendisini bir radyo mikrofonunun önünde bulur. İşte geçmişin özü de burada o mümbit toprağına kavuşur. 20 Ağustos 1993 gecesinde 'İyi geceler Ankara!' diyen Dünya Radyo'nun Bedirhan'ı başkentinin Bedirhan Gökçesi olur... Kısa zamanda tanınır Başkentte... 1996 yılında bir teklif ile zaten kaçmaya yer arayan Bedirhan Gökçe'ye kapılar ve pencereler açılır... Bir güvercin yüreği fırlar çıkar geceye... Aile meclisi, şaşkınlık içinde dinlediği Bedirhan Gökçe'nin gerekçeli kararıyla sunduğu memuriyetten, 'Devlet Baba'dan ayrılma, istifa etme kararını, saygıyla ama korku ve endişeyle, mecburen kabul eder... 1998 yılında Ankara'nın yerel televizyonu Kanal Ad’a yaptığı şiir programıyla, kültür programları dalında RTGD TV Oscar’ları ödülünü kazanır. 1999 senesinde şimdi hatırlamak istemediği, kendisini çok yoran ve üzen ilk şiir albümünü ardından da aynı adlı şiir kitabı yayınlanır. Sene 2000 i gösterdiğinde artık yolunun İstanbul olduğuna karar verip, vatan borcunu da ödemiş olmanın rahatlığıyla Radyo Tatlıses'e transfer olmuştur... Artık yerel şöhreti ulusal olmaya başlamış TGRT, TRT, CİNE 5 gibi ulusal TV'lerde yine şiir üzerine programlarına devam eder... Aldığı ve evinin duvarlarını bir baştan başa kaplayan ödüller, yüreğinde birer dost yıldızlar olarak
dinleyicilerini ve seyircilerini yaşatırken, 2005 de yaptığı 'Başım Gözüm Üstüne' adlı ikinci albümü, ayrıca aynı yıl 'Şifalı Hüzünler' adlı kitabı çıktığında yüreğindeki sese kulak verir. İyisiyle, kötüsüyle Radyo Tatlıses’ten ayrılarak hemen ardından Best FM'e geçer... Acılar ve yalnızlıkların FM bandı...
'3. Sayfa'nın yürekleri artarken ve daha da güçlü çarparken, o bu sesin biraz gece biraz da içine kapanık suskunluğunda, kendini dinler aylarca... Bu dinleme sırasında Kral TV'de 39 bölümlük uzun soluklu 'İz Bırakanlarla iz bırakmanın ötesinde RTÜK'ün 'Doğru ve etkili Türkçe kullanımı ödülü'ne layık görülür. Bu ödül de sayısız ödüllerin yanında bir dinleyici ve izleyici kalbi olarak, onu yeni bir zaman ve mekanın içine doğru çeker... O, şimdi, kendini dinleyenlerin ve izleyenlerin yürek sesine ayarladığı sesinin yanı sıra dergi ve internet sitelerinde günlük yazılar yazmaktadır. Ayrıca karış karış Anadolu'nun her köşesine koşarak, adım adım yurt dışını dolarak, gittiği her yere şiir ve söz ekmektedir. Yani söz, yani töz... Çünkü o babası Zekeriya Bey'in 6. çocuğudur ve hislidir... Bugün çok güvenerek çıkardığı 'Adam Kavgada Belli Olur' adlı albümü ile de en önemli işlerinden bir tanesine adım attığını düşünmektedir... VE BUGÜN TÜRKİYENİN EN BÜYÜK RADYOSU KRAL FM dedir. Ve inatla, Nüzhet Erman'ın dediği gibi; 'Taş toprakmış, Kış kıyametmiş dinlemez, Şiir, kardelendir !..' derken, kurt kapanı şöhretler dünyasına Nabi'nin diliyle seslenmeyi de kitabına da şerh düşerek ihmal etmez: 'Yıkanlar hatır- ı naşadımı ya rab berhüdar olsun, Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun!' Meraklısına birkaç not: Aileden genetik Fenerbahçelidir... Ama Ankara takımlarına ayrı bir gönül bağı vardır. O, 6. his olduğu kadar 21 Mart ve en çok da Bedir han’dır. Ve kendisi özgeçmişi hakkında konuşmadığı için Ali Ulurasba özgeçmişini kaleme almaya çalışmıştır
ALBÜMLERİ:
1—ÜÇÜNCÜ SAYFA ŞİİRLERİ  1999
2—BAŞIM GÖZÜM  ÜSTÜNE   2005
3—ADAM KAVGADA  BELLİ  OLUR 2007
İLETİŞİM:
EMAİL: menajer@bedirhangokce.com
TEL:0536 / 629 34 34  0505 / 525 74 74
HAZIRLAYAN __ YUNUS  KÜÇÜK
Kaynakça : bedirhan gökçe resmi web sitesi
 


Web Site Adresi: http://www.bedirhangokce.com/

Yazarlarımız
BAŞKAN Ahmet Demirbaş
Sitemiz hayırlı olsun
Sayın Dernek Başkanları ve Değerli Ardahanlılar, Birlik ve beraberliğimizi sağlamak Ardahanlı...
Devamı..

CEVDET ŞENTÜRK
Almanya'da ki Türkiye Haritası ve Hatırlattıkları
Almanya'da ki Türkiye Haritası ve Hatırlattıkları Bu yıl oğlumun ve gelinimin daveti üzerine yeni yıla...
Devamı..

Prf.Dr.Esfender Korkmaz
KRİZDEN ÇIKIŞMI ?
Başbakan ve Hükümet üyeleri ile bazı yazarlar, Sanayi üretim endeksi ve imalat sanayinde kapasite kullanım...
Devamı..

Mustafa Küpeli
Varın Bu Dernekçiliğin Adını Siz Koyun
Varın Bu Dernekçiliğin Adını Siz Koyun Son zamanlarda kaybettiğimiz genç değerlerimizin, ...
Devamı..

Av Yalçın TURA
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TASLAĞI ÜZERİNE
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ TASLAĞI ÜZERİNE Görsel ve yazılı basında ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ konusu, ilgili...
Devamı..

Yunus Küçük
DÜŞÜNEBİLİYORMUSUNUZ?
Yıl 2121 yılbaşı kutlamaları ve Ardahan’ın iki...
Devamı..

YİLMAZ ŞENTÜRK
1 MAYIS
1 MAYIS 154 (1856-2010) YILLIK ONURLU MÜCADELEMİZDE SELAM OLSUN EMEĞİ VE ONURU İLE ÇALIŞAN TÜM DÜNYA EMEKCİ...
Devamı..

Bize destek için tıklayınız
Günlük Gazeteler

 
Günün Sözü

Hiçbir şey ayağınıza gelmez; en azından iyi olan hiçbirşey. Herşeyi gidip almanız gerekir.
Charles Buxton

Reklam
© Copyright - 2010  Tüm Hakları Saklıdır. Web Tasarım : WTM