ibrahim arıkan
nihat demir asker arkadaşım ona ulaşamıyorum kendisi göleli baba adı talat
25.01.2012 12:46:38
|
cevdet şentürk
sevgili okurlarımız sayın ABBAS GÖKÇEnin birdefa hukuk eğıtımını ve bu ğüne kadar görev yaptığı hukuk alanlarını iyi incelemek gerek hukukta HOCALARIN HOCASI ABBAS GÖKÇE ne diyorsa doğrudur benimde bu yargı camıasına 30 yıl delil toplayan bir emniyetçı olarak KANAN EVREN VE TAHSIN ŞAHİNKAYA hakkında hazırlanan iddaname yargıdan gerek 15 madde uygulanarak gerekse zaman aşıMI denilip olay fiyaskoyla sonuçlanaçak bu eyleme neden gerek olduğunu soranlarada SAYIN BAŞBAKANIN ŞOVLARINDAN BİRİSİ cumhuriyetin temınatı türk ordusunu nekadar yıpratırsa okadar poan alırım diye gündem üzerinden gündem yaratıyorlar hoçam ilk ve son sözü söylemiştir ABBAS HOCAMI TEBRİK EDİYORUM bu tarihi yazıyı sitemızde yayınlamaktanda dernek olarak gurur duyuyoruz sağolasın sayın ABBAS GÖKÇE ARDAHAN HALKI SİZLERE ŞÜKRANLARIMIZI SUNUYORUZ
06.01.2012 00:07:28
|
Dursun TATAR
Tüm Ardahanlı hemşerilerime,selam ADI KALDI AKLIMIZDA Ardahan Hanak Saskara sevdası Kışı karı ayazı soğuk havası Çilekeş yaşamı sanki alın yazısı Tadı gitti adı kaldı aklımızda Yoğurdu ayranı katıklı aşıHaşılı tır tası kesmeli aşıPilav kartobulu yahni aşıTadı gitti adı kaldı akılımızda Somunu işkili ekmek aşı Gevreği hingeli bişisi Pağacı katmeri sin altısı Tadı gitti adı kaldı aklımızda Kuymakgı yumurta kayganasıÇöke ligi peyniri sündürmesiKürt fetili ketesi kesme makarnasıTadı gitti adı kaldı aklımızda Sacda pişirilen ince yufkası Dürmeci,döğmeci tereyağlısı Sütü kaymağı loru çoması Tadı gitti adı kaldı aklımızda Madımak telce evelik aşıKımısı yemliği pancar aşıKuşburnu kuzu kulağı acıkıcısıTadı gitti adı kaldı aklımızda Sofraları önceler bu yiyecekler süslerdiO günler yoksulluktu ama çok güzeldiHerkes bir birini sever kucaklardıGeçen günlerin tadı gitti adı kaldı aklımızda. Derleyen ve yazan Şinasi KARACA
05.01.2012 22:17:41
|
Cevdet Şentürk
SEVGİLİ HEMŞERİLERİM AŞAĞIDA YORUMDA BULUNAN DOSTLARIMIZ ÇOK OLUMLU İKAZLARINIZ BİZLERİ MUTLU EDİYOR BAKIN ABBAQL GÖKÇE BU ÇOK ÖNEMLİ BİR İSİM KARS ARDAHAN IĞDIR VAKFININ ÇIKARDIĞI DERGİDE BU ŞAHSİYETİN KİM OLDUĞUNU TANIMANIZ GEREKİR 1927 DOĞUMLU O TARİHLERDE OKUMUŞ OKUMUŞTA BUGÜNKÜ GİBİ BİR ELİ YAĞDA BİR ELİ BALDA OKUMAMIŞ ARPA PAĞAÇASI LOR PEYNİRLE OKUMUŞ DEVLETİMİZ BUNLARDA GÖRDÜĞÜ CEVHERDEN DOLAYİ BURSLA FRANFADA DEYİŞİK ÜLKELERDE EĞITIMININ DEVAMINA KATKI SUNMUŞ ÜLKEMİZDE ÇOK ÖNEMLİ GÖREVLERDE BULUNAN BU ŞAHSİYET BUGUN 88 YAŞINDA HALA OKUYOR VE YAZIYOR BAKIN BU SİTEMİZE GİREREK BURALARDA BİZLERİN FAALIYETLERİNİ TAKİB EDİYOR BUGÜNÜN ARABESKÇİ GENÇLİĞİNE SORALIM ABBAS GÖKÇEYİ A.MECİT DOĞRUYU KAÇTANESİ TANIR ÇOKAZ AMA BU GENÇLİKE SORALIM NURAY HAFİFTAŞİ YENER YILMAZOĞLUNU SAFFET KAYAYI KAÇ KİŞİ TANIR BU GENÇLİK BU ZEVATLARI TANIR BU BİZİM AĞLANAQCAK HALIMIZDİR SONRADA ÜNÜVERSTE SEÇME VE YERLEŞTIRME SINAVLARINDA SONUNCU OLURUY DİYE SİTEMİMİ DELIRTTIKTEN SONRA SEVGİLİ ABBAS AMUCAMA SAYGILARIMI YOLLAR ELLERİNDEN ÖPERİM BU NE ENERJİ BU SITEDE BİLE DOLAŞIYOR İYİ KÖTÜ NEMIZ VARSA OKUYOR VE YORUM YAPIYORSUNUZ SEVGİLİ BÜYÜĞÜM ALLAH SİZİ BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESIN SİZLERDEN DURUR DUYUYORUZ İYİKİ VARSINIZ SEVGİLİ ABBAS GÖKÇE
30.12.2011 12:05:11
|
Abbas Gökçe
Çalışmalarını çok olumlu ve yararlı bulduğum bu derneğin, özellikle Prof.Dr. A.Mecit'e verdiği büyük değer karşısında alkışlamamak mümkün değil. Ardahan'ın sorunlarını da çok yapıcı ve yaratıcı girişimlerle ele almış oldukları anlaşılmaktadır. Yönetici ve mensuplarına üstün başarılar diler, gözlerinden öperim.
26.12.2011 19:45:00
|
Abbas Gökçe
Çalışmalarını çok olumlu ve yararlı bulduğum bu derneğin, özellikle Prof.Dr. A.Mecit'e verdiği büyük değer karşısında alkışlamamak mümkün değil. Ardahan'ın sorunlarını da çok yapıcı ve yaratıcı girişimlerle ele almış oldukları anlaşılmaktadır. Yönetici ve mensuplarına üstün başarılar diler, gözlerinden öperim.
26.12.2011 19:43:59
|
Murat ÇÖLGEÇEN
SLM OLSUN HERKES EBEN POSFUN KOL KÖYÜNDE UZUN SELADDİNİN TORUNU İST/KAĞITHAHNEDEN MURAT ÇÖLGEÇEN HERKESE SLM OLSUN DEYERLİ HEMŞERİLERİM ARDAHAN MERKEZ SLM DURUSN HERKES SAYGILAR SUNARIM ...
18.12.2011 14:35:09
|
akın emin
Suni gübrenin babası, John Bennet Lawes adlı bir İngilizdir. Asında Lawes için suni gübrenin amcası demek belki daha doğru olur. Çünkü bazı maddeleri toprağa katmanın verimi artırdığını ilk Justus von Leibig isimli bir Alman keşfetti. Ama Leibig ne buluşunun patentini aldı ne de ticari olarak geliştirdi.Lawes ise Leibig’in önerdiği maddeleri (ezilmiş kemikti bunlar) kendi topraklarında kullanıp olumu sonuç alınca, 1841’de dünyanın ilk suni gübre fabrikasını kurarak çarçabuk zengin oldu.Lawes’ın Londra’nın kuzeyindeki Hertforshire eyaletinde ailesinden kalan toprakları vardı. Burada bir laboratuvar kurdu ve toprak verimini yapay maddelerle artırmanın başka yöntemlerini de keşfetti.Aynı yerde dünyanın ilk deneme çiftliğini kurdu. Arazisini iki parsele ayırdı. Birine beyaz şalgam diğerine buğday ekti. Parselleri 22 parçaya böldü ve her birinde yeni gübre bileşimleri kullandı.Buğdaylar sarardı, döküldüAzot ve fosfatın faydalarını ortaya çıkardı ama bir sonuç bunlardan fazla ilgisini çekti: Azot bitkileri azdırıyordu. Ama azot kullanan tarlalarda bitki çeşitliliği azalıyordu. Azotla gübrelenmiş parsellerde sadece üç tür bitki büyürken gübrelenmemiş olanlarda yabani ot, baklagil, vesaire türünden elli bitki vardı.Suni gübre verimi artırıyor, ama doğanın çeşitliliğini azaltıyordu.Lawes başını kaşıyıp yeni bir deneye girişti.1882’de, üzerinde buğday bulunan 2,000 metre karelik bir alanı çitlerle çevirtti ve doğal haline bıraktı.Buğdaylar yeşerdi, sarardı ve yere döküldü. Bir sene sonra aynı şey oldu ama artık buğday toprağa gelen yabani otlar ve sarmaşıklarla rekabet halindeydi. Dört yıl sonra sadece üç sap buğday çıktı. Yabaniot çeşitleri arttı, kır çiçekleri ve yabaniorkideler görüldü.Beşinci yılda buğday tamamen yok oldu. Tarım başlamadan önce çevrede saltanat süren bitki örtüsü tarlaya yenidenhükümran oldu.On yıl geçtikten sonra bitki örtüsü daha da zenginleşti. Fındık, alıç, dişbudak, meşe fidanları boy gösterdi.Deney devam ediyorRomalılardan beri buğday ekimi için kullanılan toprak kendi halinde bırakıldıktan sonra doğal haline avdet etti, ormana dönüştü.1915’te fındık, alıç, dişbudak ve meşeye on başka ağaç türü katıldı. 1938’de tarlanın çevresinde söğüt ağaçları belirdi. Daha sonra bunlar yerlerini Bektaşi üzümü ve porsuk ağaçlarına bırakmaya başladılar.Lawes’in başlattığı deney devam ediyor. Ama sonuç çoktan belli: Toprak doğal haline bırakıldığında, kendiliğinden, tarımdan önceki haline avdet eder. Rüzgârın getirdiği, sellerin emanet ettiği, kuşların bıraktığı, hayvan postuna takılıp seyahat eden tohumlar; suların berrak ve temiz aktığı, havanın baldan tatlı koktuğu cenneti geri getirir.Orman vasfını kaybetmiş hazine arazileri veya 2B konusunun yeniden gündeme gelmesi aklıma getirdi bunları.Nasıl saçı kesilen insan, insan olma vasfını kaybetmezse, ağaçları kesilen, yakılan orman da orman olma vasfını kaybetmez.Yapılacak en iyi şey, satmak değil, Lawes’in yaptığı gibi, hiçbir şey yapmamaktır Metin Münir gazeteci/milliyet 17/11/2011 perşenbe köşe yazısı
17.11.2011 15:16:20
|
akinemin
YİNE BİRİNCİYİZ HEMDE SUÇ ORANINDA, BU SUÇ ORANLARI İNCELENDİĞİNDE ARDAHANDA ORMANLARDA OTLATMA SUÇLARI ÖNE ÇIKMAKTADIR.ARDAHANLI BABALAR HAYVANLARINA ÇOBANLIK YAPTIRDIKLARI ÇOCUKLARININ GELECEĞİNİ KARARTMAKTADIRLAR ÇOCUĞUNA SAHİP ÇIKAMIYAN AİLELER GELECEĞİNE SAHİP ÇIKAMAZ
11.10.2011 11:35:19
|
ghhf hjgh
kghjlkj
06.10.2011 00:28:30
|
kjklklööl
zfgufhjnn hjukiilioio jhgkjljk
06.10.2011 00:26:17
|
imkan DEMİRCİ
Derneğimizin o güzel çalışmalarına katkı sağlamak sosyal çalışmalarına katılım yapmak her Aardahanlının göregi olmakı bölge sorunlarını kentlerde dile getirmek kaçınılmazdır saygılar
09.09.2011 11:34:13
|